Hiç düşündünüz mü, geçmişin göçebe izleri geleceğin dünyasında nasıl bir yol haritası çizebilir? Belki de tarihin tozlu sayfalarında kalan bir yörük obasının hikâyesi, modern toplumların geleceğini şekillendirecek kadar güçlüdür. Bugün sizlerle birlikte sadece geçmişi anlamak için değil, geleceği hayal etmek için de yola çıkıyoruz. Konumuz: Karakoyunlu Yörükleri kimdir? Bu soru sadece bir tarih merakı değil, aynı zamanda geleceğin kültürel, toplumsal ve stratejik yönelimleri hakkında ipuçları taşıyor. Karakoyunlu Yörükleri: Göçebe Ruhun Çocukları Karakoyunlu Yörükleri, Oğuz Türklerinin Avşar ve Bayındır boylarıyla yakın bağlara sahip, tarih sahnesinde Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bir yolculuğun mirasçılarıdır. 14. ve 15. yüzyıllarda Doğu Anadolu, İran ve Azerbaycan…
14 YorumEtiket: ve
Ibis Otel Kaç Odalı? Tarihsel Süreçler ve Toplumsal Dönüşümler Üzerinden Bir Bakış Tarih, zaman içinde gerçekleşen olayların ardında yatan derin bağlantıları anlamamıza yardımcı olur. Geçmişi anlamadan, bugünü ve geleceği tam olarak kavrayamayız. Her dönemde yaşanan büyük değişimler, günümüzdeki küçük ama önemli gelişmeleri doğurur. Ibis otelinin kaç odalı olduğu sorusu, ilk bakışta basit bir soru gibi görünebilir. Ancak, bu soru üzerinden gidecek olursak, geçmişten günümüze otelcilik sektöründeki dönüşümleri ve toplumsal değişimlerin nasıl şekillendiğini daha iyi anlayabiliriz. Otellerin Tarihsel Gelişimi ve Ibis Otel’in Yeri Oteller, insanların seyahat etmesiyle birlikte gelişmeye başlamış, tarihin farklı dönemlerinde farklı şekillerde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Antik Yunan’dan Roma İmparatorluğu’na,…
12 YorumHürriyet Kavramı Ne Demek? Bir Felsefi İnceleme Filozofik Bir Bakış: Hürriyet ve Bireysel Varoluş Felsefe, insanın varoluşunu ve evrende kendini nasıl konumlandırdığını sorgulayan bir disiplin olarak, derin sorulara meydan okur. Hürriyet, yani özgürlük, bu soruların en temel ve en karmaşık olanlarından biridir. İnsanlar, tarihsel olarak hürriyetin ne anlama geldiğini, nasıl elde edileceğini ve nasıl korunması gerektiğini sorgulamışlardır. Ancak bu kavram, yalnızca toplumsal ve bireysel bağlamda değil, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi perspektiflerden de derinlemesine ele alınmalıdır. Hürriyetin felsefi anlamı, özünde bireyin kendi varoluşunu ve eylemlerini, dışsal baskılardan bağımsız bir biçimde şekillendirebilme kapasitesidir. Ancak bu tanım, çok daha…
10 YorumHudutsuz Sevmek Ne Demek? Psikolojik Bir Mercek Altında Bir psikolog olarak, insan davranışlarını ve duygusal deneyimlerini anlamaya çalışırken, bazen bir kelimenin ardındaki derin anlamlara takılıp kalırım. “Hudutsuz sevmek” ifadesi, kulağa romantik ve idealist bir söylem gibi gelebilir. Ancak, bu ifade aslında çok daha derin bir psikolojik gerçekliği yansıtır. İnsanların sevme biçimleri, içsel dünyalarındaki karmaşıklığı, geçmiş deneyimlerini ve toplumsal etkilerini taşır. Peki, “hudutsuz sevmek” gerçekten de sınırları olmayan bir sevgi mi ifade eder, yoksa bu, duygusal bir halüsinasyon mudur? Gelin, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden bu kavramı inceleyelim ve “hudutsuz sevmenin” arkasındaki psikolojik mekanizmaları keşfe çıkalım. Bilişsel Psikoloji: Sınırların Zihinsel…
6 YorumDC (doğru akım) zamana göre yönü değişmeyen, genliği sabit veya yavaş değişen akımdır; AC (alternatif akım) ise yönü ve genliği periyodik olarak değişen, çoğunlukla sinüs dalgası formunda akan akımdır. Fark: dalga şekli, dönüşüm/iletim kolaylığı, cihaz uyumu ve güvenlik dinamiklerinde yatar. DC ve AC Arasındaki Fark Nedir? Elektriğin “Tek Doğrusu” Yok, Cesurca Konuşalım Elektrik konusunda söylenmeyen bir şeyi baştan söyleyeyim: “Ev elektriği AC’dir, o hâlde AC üstün” ezberi tembelliktir. Bugün kullandığımız telefonlar, laptoplar, LED’ler ve elektrikli araçlar DC ile yaşar; biz ise duvardan AC alır, her cihazda onu tekrar DC’ye çeviririz. Bu israfın adı “geleneğin gücü”dür. Evet, AC tarihsel olarak iletim…
8 YorumGizlilik Dereceli Belgeler Nasıl Gönderilir? Antropolojik Bir Bakış Kültürlerin Çeşitliliği ve Gizliliğin Anlamı Bir antropolog olarak, farklı kültürlerin gizlilik anlayışlarına ve bu anlayışların günlük yaşantıya nasıl yansıdığına dair derin bir merakım var. Dünya üzerindeki çeşitli topluluklar, hem bilgiyi hem de bilgiyi paylaşma şekillerini kendilerine özgü yöntemlerle şekillendirirler. Özellikle gizlilik dereceli belgeler gibi önemli ve hassas bilgilerin paylaşılması, her toplumun kendine ait ritüelleri, sembolleri ve toplumsal yapıları tarafından biçimlendirilir. Kültürel bağlam, gizliliğin ne kadar önemli olduğu ve bu bilgilerin nasıl iletildiği konularında büyük bir rol oynar. Hangi toplumlar gizliliği kutsar? Hangileri açık ve şeffaf bir iletişimi tercih eder? Bu yazıda, gizlilik…
14 YorumBazı sorular mutfak masasında, dost sohbetinde doğar. Benimki de öyleydi: “Kara sinek hangi kokudan kaçar?” Basit gibi duruyor ama işin ucu hem geleneksel bilgeliğe hem de laboratuvar deneylerine uzanıyor. Gelin, dayanıklı verilerle ve küçük insan hikâyeleriyle bu merakı birlikte yanıtlayalım. Kara Sinek Hangi Kokudan Kaçar? Kökler, Bugün ve Yarın Halk reçetelerinden bilime: koku moleküllerinin izinde Nesiller boyu evlerimizde nane, limon kabuğu, tarçın çubuğu gibi “kokulu çözümler” dolaştı. Bilim bugün bu sezgilerin önemli kısmını destekliyor. Erişilebilir çalışmalar, limonen (limon kabuğu), mentol (nane/peppermint) ve sinnamaldehit (tarçın) gibi bileşenlerin ev sineğine (Musca domestica) karşı kaçırıcı (repellent) etki gösterebildiğini; yüksek yoğunluklarda ise caydırıcılığın belirginleştiğini…
14 YorumKaz etçil mi otçul mu? Bilimsel arka plan, güncel tartışmalar ve pratik çıkarımlar Kısa cevap: Kazlar ağırlıklı olarak otçul sayılır; temel besinleri çayır otları, sazlar ve sucul bitkilerdir. Ancak fırsat buldukça böcek, salyangoz ve küçük omurgasızları da tüketebildikleri için “fırsatçı omnivor” olarak tanımlanır. Yani “tam etçil” değiller; beslenme spektrumları otçulluğun merkezinde, zaman zaman hayvansal proteinle desteklenen bir yelpazeye yayılır. Tarihsel arka plan: Evcilleştirmeden sofraya Bugün bildiğimiz evcil kazların kökeni iki yaban türüne dayanır: Avrupa’da Anser anser (boz kaz), Asya’da ise Anser cygnoides (suna kazı). Antik Çağ’da hem et-yumurta kaynağı hem de “ot biçen” canlılar olarak değer gördüler; Roma’da kazların Kapitol…
8 Yorumİngiliz Karbonatı mı Normal Karbonat mı? Gücün, İdeolojinin ve Vatandaşlığın Kimyası Giriş: Bir Siyaset Bilimcinin Düşüncesi Toplumun her alanında güç, görünür ya da görünmez biçimde işler. İktidar, yalnızca devletin tepesindeki figürlerde değil; mutfaktaki tercihlerden gündelik tartışmalara kadar her yerde vardır. “İngiliz karbonatı mı, normal karbonat mı?” gibi masum bir soru bile, aslında derin bir iktidar ilişkileri haritasını açığa çıkarır. Çünkü her tercih, bir normun, bir ideolojinin ve bir kimliğin ifadesidir. Bu yazı, karbonat meselesini bir kimya deneyinden çıkarıp, bir siyasal laboratuvara taşır. İktidarın kokusunu mutfaktan alabilir miyiz? Peki, kim karar verir neyin “doğru” karbonat olduğuna? İktidarın Mutfakta Kurduğu Hegemonya İngiliz…
10 YorumMalikilik Nedir, Kısa ve Öz: Farklı Bakışların Işığında Bir Mezhep Yolculuğu Bazen bir konuyu öğrenmenin en güzel yolu, onu farklı pencerelerden izlemektir. “Malikilik nedir?” sorusu da tam olarak böyle bir keşif gerektirir. Kimimiz bu mezhebi tarihsel bir perspektiften inceler, kimimiz toplumsal etkilerine odaklanır, kimimiz ise “günümüzde bize ne anlatıyor?” sorusunun peşine düşer. Ben de bu yazıda, hem erkeklerin analitik gözlüğünü hem de kadınların duygusal sezgisini takarak, Malikilik mezhebini farklı açılardan ele alacağım. Çünkü bir konuya tek taraftan bakmak, bir aynayı yarım görmek gibidir. Malikilik Mezhebinin Temelleri Malikilik mezhebi, adını kurucusu İmam Malik bin Enes’ten alır. Hicri 2. yüzyılda (yaklaşık 8.…
10 Yorum