İçeriğe geç

ALES hangi sınavdır ?

ALES Nedir, Ne Değildir, Nereden Çıktı?

Hadi gelin, önce bir “merhaba” diyelim. Burası biraz kafa karıştırıcı olabilir ama merak etmeyin, her şey yerli yerinde olacak. Şimdi, ALES… Hani şu hayatımıza bir türlü girmemek için direnen ama bir şekilde kapıyı çalıp giren o meşhur sınav. ALES’in açılımı bile bir tık soğuk gibi: Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı. Ne kadar ciddi, değil mi? Biraz dur, nefes al, sakin ol! Bugün seni bir gencin gözünden, biraz da mizahi bir bakış açısıyla ALES’e bakmaya davet ediyorum.

Ama önce şunu söyleyeyim: ALES, aslında, senin benin, bizim gibi öğrencilerin hayatının bir dönüm noktası olabilir. Evet, doğru duydun. Ama hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri değil. Çünkü bak, bir sınavdan geçtin, hayatta hiç kimse seni “Aferin, çok zor ALES’i geçtin!” diye alkışlamaz. Ama yandın, o zaman “Niye ALES?” sorusunun cevabını daha iyi anlayacaksın.

İzmir’de ALES’in Gölgesinde Bir Gün

Bir düşün, sıcak bir İzmir sabahı. Araba ile sahile gidiyorsun, deniz kokusu burnunda, rüzgar saçlarını savuruyor. İşte tam bu an, arkadaşın Zeynep seni arar: “Hadi bakayım, ALES’e çalışıyoruz değil mi?” Cevap vermek için geçerken fark ediyorsun, ALES’i bir yandan ciddiye alman gerektiğini bir şekilde beyninle kabul etmişsin ama vücudun, “Hayır, şimdi denize girelim.” diye bağırıyor.

Ben de bir ara bunu Zeynep’e anlattım. Dedim, “Bence ALES, o kadar da korkutucu bir şey değil. Aslında biraz da şans. Bak, bir gün böyle, sınavda bir şık var, aaaa neyse ne, bu şık doğru cevaptır, tamam.” Zeynep, gülerek, “Hadi ama, gerçekçi ol!” dedi. Ama arkadaşlar, bu iç sesi de duyuyor musunuz? Zeynep’in sesi bana, aslında hep bir yerlerde tık diye çarptı.

Evet, ALES’e dair herkesin algısı farklı ama bu sınavı ne kadar ciddiye alırsan, sonuçta o kadar başarılı oluyorsun. Sadece unutma, her şey sana ait olan o birkaç doğru şık ile şekillenir.

ALES: Bir Akıl Oyunundan Daha Fazlası

Bir de ALES’in tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışırken, bir noktada şu soruyu sormaya başlıyorsun: “Bu kadar zor, stresli ve kafa karıştırıcı olmalı mıydı?” Tabii, bu soru aklımıza her zaman gelir. Çünkü bir yanda sınavın en kafa karıştırıcı kısmı olan “Türkçe” bölümü var, öte yanda ise “Matematik” soruları… O kadar zor ki, her bir soru çözülmeden, adeta dev bir bulmacaya dönüşüyor.

Kendini bir an için şu durumda hayal et: Sınavdayız, bir soru geldi. Karşında 4 şıklı bir soru var. “Ne yapmalıyım?” diye düşünüyorsun. 1. Şık, çok mantıklı; 2. Şık, bambaşka bir yol; 3. Şık, tamamen saçma ama bir şekilde mantıklı gibi; 4. Şık, öyle bir yerde duruyor ki, senin için var mı yok mu, emin olamıyorsun. Bir bakıyorsun, cevabı bulmaya çalışırken beynin de “Oooooo, matematikle ilgili sınavı geç, hayatı geçir!” moduna geçmiş.

ALES’te Kimse “Hadi Kolay Gelsin” Demedi!

Bir de ALES sınavında bir şey fark ettim, hepimiz birer “mini profesör” gibiyiz. Sınavın matematik kısmı ve Türkçe kısmı arasındaki fark, tam olarak şu: Matematikte ne kadar zorlanırsan, Türkçede o kadar rahat oluyorsun, ya da tam tersi. Ama orada başka bir sorun da var. “Peki bu kadar zaman harcadık, o zaman ne oldu? 15 soruda 10 doğru? Şimdi ne yapalım?” Sınavda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun.

İç ses: “Güzel, dört soruya 30 dakikayı nasıl harcadım? Her şey olması gerektiği gibi.”

Sınavda gerçek hayattan öğrettiği çok şey var. Geçen sene bir arkadaşım, “Hadi bakalım, bu sınavın kolay olduğunu düşünme, iyi bir strateji geliştirmelisin!” dedi. O stratejiyi hepimizin doğru dürüst geliştirdiği yok. Çoğumuzun stratejisi, “Sınavda ölmemek” şeklindeydi. Yani, bu iş biraz da şansa kalıyor. ALES’te başarıyı, matematik soruları kadar, tesadüflerin bile belirlediği söylenebilir.

ALES’te Kahraman Olmak: Çözüm

Peki, o zaman ALES’te kahraman olmanın sırrı ne? Çalışmak, doğru cevapları bulmak… Ama unutma, bazen doğru cevap, senin düşündüğün gibi olmayabilir. Bu sınavın en büyük ilginçliğiyse, sadece bilgiyi değil, aynı zamanda strateji ve zaman yönetimini de içermesi.

Ben bir İzmirli olarak diyorum ki, her şeyin bir yolu var. Ama bir şekilde her şeyin sonunda “Allah’ım, bu ALES’i nasıl geçtim?” sorusunun cevabını bulabilmek.

Hadi ama, bu yazı o kadar da ciddiye alman gereken bir yer değil. Sana bir şey söyleyeyim mi? ALES’le ilgili bir başka noktayı fark ettiysen, sen de fark ettin. O yüzden, gelin, hayata biraz daha komik bakın. Sonuçta, bu sınavlar da bir gün geçecek. Ama biz, ne de olsa iz bırakanı, geride bırakacağız!

Şimdi, hadi biraz da şu esprilere bakalım, belki bu yazı da başka bir öğrenciye ilham verir ve birilerine daha ALES’i geçiririz!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino güncel girişTürkçe Forum