İçeriğe geç

Zamir ne yapar ?

Zamir Ne Yapar?

Bazen bir kelime, insanın hayatına o kadar derin bir şekilde işler ki, her şeyin anlamını sorgulamak zorunda kalırsınız. “Zamir ne yapar?” sorusu da tam olarak böyle bir kelimeyi sorgulamak gibiydi. Ama o soru, bir dil bilgisi konusu olmanın ötesindeydi. Bunu çok sonra fark ettim; bir noktada, bir dilbilgisel öge, insanın iç dünyasında derin izler bırakabilirdi. Ama önce, bir olay vardı; olay ve zamir… O iki kelime birbirine dokundu, bir yerde kesişti.

Bir Kış Günü Kayseri’de

O günden önce Kayseri’nin o kışı çok soğuk değildi. Kar henüz düşmemişti. Ama hava bir şekilde kasvetliydi. Her şey griydi ve insanın içinde de bir eksiklik vardı. Hayatımda sürekli yanımda olan birkaç kişi vardı, ama birinin eksikliği hissediliyordu. Ben, bir kış sabahı, bir sabah kahvemi içerken, bu eksikliğin ne olduğunu düşünüyordum.

O günlerde içimi saran bir şey vardı: “Zamir ne yapar?” Cevap veremediğim, kendime bile anlatamadığım bir soru. Yalnızdım, ama yalnızlığım da öylesine bir yalnızlık değildi. İnsan bazen yalnızken, çevresindeki dünyadan daha çok bağ kurar. O gün de öyle oldu. Herkes birbirinin ne olduğunu biliyor, değil mi? Ya da en azından bildiğini sanıyor. Ama “Zamir”in ne yaptığı hakkında kimse kesin bir şey söyleyemez. Bir kelimenin başına zaman zaman “kim”, “o”, “biz” gibi kişileri ekleyebilsek de, tam olarak ne yaptığını hiç kimse söyleyemez.

Duygularım karışıyordu. Özellikle o kişi, o eksik olan biri vardı. Onu düşünmek bile, her şeyin birdenbire anlam kazanmasını sağlıyordu. Hadi biraz daha derine inelim: Zamir ne yapar?

İlk Karşılaşma

Zamir diye bir şey vardı. Onu kimse görmezdi, o kadar belirgin değildi, ama bir şekilde hissedilirdi. Ben de o kişiyi hissediyordum. Hayatımda çok fazla anı biriktirmemiştim, ama zamir, içimde bir yeri doldurur gibi oluyordu. İlk tanıştığımız anı, Kayseri’deki o eski kafede hatırlıyorum. Renkli lambaların ışığı, içimi ısıtıyordu. O zamanlar, “Zamir” diye biri olduğunu düşünmemiştim. Sadece birisi vardı. Ama zamanla birden fark ettim ki, o kişi, hayatımın en önemli noktalarından biriydi. Zaten o anda bile, “Zamir” kelimesi o kadar önemli olmamıştı.

Bir gün, benden o kadar uzaklaştı ki, “Zamir” ne yapar diye düşünmeye başladım. Bir tür boşluk oluşturmuştu. Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, aradığım şey o kelimeydi. O eksiklik, bir dilbilgisel eksiklik değil, bir kaybolan insan eksikliğiydi.

Zamir kelimesinin içinde çok şey vardı, belki bir insanın hissettiklerini dile getirebilirdi. Bir insan, bazen başka birini tanımadan önce tanıyabiliyordu. O eksiklik, bir insana ait değil, başka bir kavramın kaybolmuşluğu gibiydi. İnsanın içindeki eksikliği bulmak, her şeyin başıydı. Ama “Zamir” diye bir şey vardı, ona ne demeli?

Beklenmedik Bir Soruyla Karşılaştım

Bir sabah, sabahın erken saatlerinde, telefonuma gelen bir mesaj her şeyi değiştirdi. “Zamir” sorusuyla tekrar karşılaştım. Tam olarak hatırlamıyorum ama bir arkadaşımdı, belki birçoğumuz gibi sorular soran. Ve bir anda, soruya cevap vermek zorunda kaldım:

“Zamir ne yapar?”

Biraz tereddüt ettim. Hayatımda böyle bir soruya nasıl cevap vereceğimi bilemiyordum. Zamir kelimesi, bir dil bilgisi terimi olarak tanıdığım bir şeydi. Ama bu sefer öyle değildi. Bu soru, sadece bir dilbilgisi konusu değildi. Benim içimdeki duygulara, hissettiklerime doğru bir yolculuktu.

Cevap vermek istemedim, çünkü bir kelimenin hayatımda o kadar güçlü bir anlam taşıyor olması garipti. Ama sonra, kendimi tanımanın en önemli parçası olarak düşündüm. Belki bu sorunun cevabı, hem dilsel hem de duygusal olarak karmaşıktı.

Cevap Vermek Zor

Zamir, çok sessiz bir şeydi. Onu sadece anlamadan yaşardım. Duygularımı, kelimelerimle açıklamak zorlaştığında, o soru daha da anlamlı hale geldi. Cevap vermek, ama ne cevap vermek?

Zamir, dilde yerini alır. “Ben, o, biz, onlar…” gibi, bir zamanlar basit görünebilecek kelimeler, bir insanın içinde hangi duyguların uyanacağını belirler. Her şeyin anlamı, bir kelimenin değişimine bağlı olabilir mi? Zamir’in gücü burada devreye giriyordu. Cevaplarımı geri itmiş olsam da, içimde bir his vardı; yalnız değildim.

Bazen sabahları, bu tür sorular yüzünden güne başlamanın ne kadar zor olacağını tahmin edemezsiniz. Ama zamanla, bir şeyin adı “Zamir” olduğunda her şey yerli yerine oturdu. O kaybolan insan, sadece bir kelimeyle açığa çıkmıştı.

Sonra Bir Gün Buldum

O gün, o soruya bir cevap verdim. “Zamir, insanın içinde kaybolmuş bir duygudur.” Kendi cevabımı verirken, artık çok daha fazla şey hissediyordum. O eksiklik, yıllardır aradığım bir anlamın yeriydi.

Herkes kendi zamirini bir şekilde bulur. Bu, bazen dil bilgisiyle açıklanabilir, bazen duygularla… Ama önemli olan, bir şeyin kaybolduğunu fark ettiğinizde, ne kadar dikkatli olmanız gerektiğiydi. Zamir, bazen kaybolan bir duyguydu. Ama bazen de bulduğunuzda hayatınıza yeni bir renk katacak bir kelimeydi.

Kayseri’deki o soğuk kış sabahı, hayatımda bir değişim oldu. Artık yalnız değildim; içimde bir anlam vardı, adı “Zamir”di. Ve ben, bir daha asla ona kaybolmuş gibi bakmadım.

Sonuç Olarak…

Zamir ne yapar? O, bazen bizi kaybolmuş hissettirir, bazen de bulduğumuzda içimizdeki eksikliği tamamlar. Her kelimenin, hayatımıza dokunan bir anlamı vardır ve bazen biz fark etmeden, bir zamir tüm dünyamızı değiştirebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!